İstanbul
05 Nisan, 2025, Cumartesi
  • DOLAR
    36.69
  • EURO
    39.96
  • ALTIN
    3523.1
  • BIST
    10.841
  • BTC
    83170.167$

VOLKAN KONAK’IN ARDINDAN... ÜÇ ANI

VOLKAN KONAK’IN ARDINDAN... ÜÇ ANI
"Bayramlarda ölenlere üzülüyorum" diyen Karadeniz'in hırçın sesi, dik duruşlu dünya görüşü ve kapsayıcı sevgisiyle bütün toplumu kucaklayan Volkan Konak, bir bayram günü ayrıldı aramızdan. Sanatının emekleme döneminde, babası Demirağa'dan onu "bundan sonra senin oğlundur" alçakgönüllülüğüyle teslim alan yerdeşi Alâettin Bahçekapılı, üç dostunun yazdıklarını derleyerek ona son görevini yerine getiriyor. Unutmayacağını, unutulmayacağını vurgulayarak...

     

SANATÇI ARKADAŞI İBRAHİM CAN yazdı: 

     Yıl 1993’tü sanırım. Gelsenkirchen Trabzonlular Derneği başkanı öğretmen, ünlü şairimiz Yaşar Miraç’tı. Buluştuk, “hayırdır” dedi. “Giresunlular gecesini yaptık, muhteşemdi, sen niye yapmıyorsun, buralarda hiç Trabzonlular gecesi olmadı” dedim. 0 da, “ben bir öğretmenim, bütçeyi nasıl oluştururuz, bilemem” dedi. “Koca Trabzonlular salonu taşırır, sen beni düşünme, gece sonunda hesabına bakarsın” dedim ve Volkan Konak’ı aradım. “Masraflarını karşılayacaklar, para almayacağız; ancak, geceden para kalırsa da bir miktar verecekler” dedim. Volkan şairimizin şiirlerini çoğunlukla besteliyordu zaten. “Tamam, sorun yok” dedi.  Sağolsun. “Bu geceyi başaralım” dedim. Ve gece yapıldı. Konsere geldikki yer yerinden oynuyor. Salon 900 kişilik tıklım tıklım, dışarısı iki kat. Salon sahibi “ben böyle bir şey görmedim” diyor, gelenler, daha büyük bir yer tutulmadığı için kızgın. Çok güzel bir akşam oldu. Bitiminde bana ve rahmetli Volkan'a bir miktar para verdiler. O da “vermeseniz de olurdu” dedi. Sırtı sıvazlandı, teşekkür edildi ve ağabeyisinin yanına Berlin'e geçti. Orkestra ve kendisinin bu fedâkar davranışıyla ilk Trabzonlular gecesini yapmıştık. 

         Anısı önünde saygıyla eğiliyor, Allah'tan rahmet diliyorum. 

        Maçka, bunca yetiştirdiği değeri yanına, yine ulusal düzeyde sevilen, sayılan sanatçısını kaybetti. Cumhuriyet devrimlerini, Atatürk'ü en önce sahiplenen Maçkamızın yiğit bir aydını, devrimcisiydi. Doğduğu, büyüdüğü toprakların ezgilerini, yöreselden evrensele taşıma gayreti ve misyonu içinde oldu. Kendine özgü bir söylem oluşturdu. Yıllarca unutulmayacak bir iz bıraktı. 

    Ayrıldığı Maçka toprağına dönerek, memleketini zenginleştirdi.
     Hep iyi anılacak. Güle güle kardeşim. Mekânın cennet olsun. Trabzon'un, Trabzonspor'un, Türkiye’nin başı sağolsun.
     Huzur içinde uyu.

 

YERDEŞİ, OKUL ARKADAŞI ÇAĞLAR GAZİOĞLU  yazdı: 

     Üniversitede okuduğum zamanlar arkadaşlarımla birlikte günübirlik çalışırdık bazen. Yaptığımız iş; yıl sonunda,  envanteri çıkarmak için büyük mağazalardaki  malları tek tek saymaktı. Oldukça yorucu bir işti bu, akşam saat 21.00 gibi başlar sabaha kadar sayıma devam ederdik.

     Bir gün akrabalarımla yemekteyken arkadaşım telefonla aradı.

     ''Çağlar sayım var; ancak yeterli eleman yok, sana çok ihtiyacım var. Gelir misin? '' dedi. Eee arkadaşı yalnız bırakmak olmaz, ''Tamam, akşama gelirim.''  dedim.

     Ben bu görüşmeyi yaparken yanımdaki sandalyede benim üzerimde bir hayli emeği olan Volkan Konak  vardı.

     ''Nereye gidiyorsun, akşam  hep beraber oturacağız! Trabzonspor'un maçı  var onu izleyeceğiz, ayrıca  yarın gidiyorum biliyorsun.'' dedi. Ben arkadaşa söz verdiğimi, gitmezsem arkadaşımın zor durumda kalacağını anlattım. O da ''Peki, o zaman.'' dedi. Bu konuşmadan sonra  ben masadan kalktım.

 

     O gece sabaha kadar çalıştık. Nihayet saat 6.00 gibi evdeydim, yastığa başımı koyduğum gibi uyumuşum. Öğlede uyandığımda hastalıktan kolumu bile kıpırdatamıyordum; vücut yorgun düşmüş, grip mikrobu galip gelmişti. Tüm gücümü toplayıp zor da olsa, O'nu yolcu etmek için dışarı çıktım. Yanına gittiğimde yüzüme baktı ve kızgın bir ses tonuyla ''Ben sana gitme demedim mi, bak hasta oldun!'' dedi. Biraz sohbet ettik sonra arabaya binip gitti.

      Ertesi gün dersten çıktığımda telefonum çaldı, arayan sekreteriydi. ''Hesap numaranızı verir misiniz? Volkan Bey'in talimatı var, sanırım size burs verecek.'' dedi. ''Böyle bir şeye gerek yok, kendisini arayıp istemediğimi  belirtirim.'' dedim.

      ''Siz, sanırım beni işten attırmaya çalışıyorsunuz!'' diye cevap verdi gülerek.

     Her neyse  konuşmanın sonunda sekreter galip geldi. Hesap numaramı verdim ve her ay burs almaya başladım. Okulu uzattığım dönemdi ve ailemden harçlık almak ağırıma gidiyordu. İlk başta istemediğim o burs benim için çok kıymetli bir hale gelmişti. 6 ay sonra okuldan mezun oldum. Mesaj atıp artık bursa ihtiyacım olmadığını, okulu bitirdiğimi  söyledim. Birkaç saat sonra telefon çaldı: ''Oğlum sırf senin için gidip talimatı iptal edemem, tam bir sene boyunca  sen o parayı alacaksın. Uğraştırma beni” dedi. Aslında bu cümle, işe girene kadar o bursu almanı istiyorum  demekti. Neticede  üniversitede okuyan  onlarca öğrenci kardeşim gibi, bir yıl boyunca bana burs verdi.

      İnsanlığı, adamlığı, düşkünlere yardım etmeyi  O'ndan öğrendik.   Yıllardır yüzlerce insana  maddi, manevi  yardımlarının canlı tanığı benim. Vatan, Atatürk ve Trabzonspor vazgeçilmezleriydi! “Bordo mavi forma sahaya çıksın, mücadele etsin şampiyon olmasa da olur” derdi. İşte bu yüzden, şike sürecinde millet salağa yatarken; O, bir avuç insanla temiz futbol eylemi yapmıştı.

     Volkan Konak Trabzonspor için,  Trabzon için ne yaptı diyenlere: “Çocuğu gibi gördüğü, yıllarca işlettiği  tesisinden ayrılırken  milyon dolarlık hissesini Trabzonspor'a bağışladı. Kulüp konser için bazı sanatçılara milyonlar verirken(!); O, Trabzonspor için defalarca bedava konser verdi. Kulübe kaynak yaratmak için yüzlerce kombine alıp taraftarlara dağıttı. Trabzon'da lösemili çocuklar için hastane yapılmasına katkı sağlamak için konserler verdi. İlkokulda, lisede, üniversitede okuyan gençlerimize şimdiye kadar milyonlarca liralık burs verdi. Okullara, camilere, derneklere, ilçe futbol kulüplerine yüksek miktarlı bağışlar yaptı. Volkan Konak Trabzon için, insanlık için çok şey yaptı. Asıl sen söyle bakalım,sen ne yaptın!

     Tanımadan, bilmeden acımasızca eleştirdiğiniz bu adam; Maçka'ya geldiğinde bana para verip ''Oğlum, bu parayla git kanser hastası  çocuklara bir şeyler al. Manisa'da kanser tedavisi gören bakımını üstlendiğim bir çocuğumuz 3 ay önce vefat etti. Çocuk aklımdan hiç çıkmıyor. Dayanamam, yanlarında ağlarım diye çocukları ziyarete gidemiyorum.'' diyecek kadar yufka yürekli, Trabzon kavga kenti, şiddet kenti diye İstanbul medyasında linç edilirken onların kanalında çıkıp ''Ne münasebet efendim, Trabzon böyle bir kent değil. Trabzon kültür şehridir, sanat ve spor şehridir. Kimse bunun aksini söyleyemez. '' diyebilecek kadar mert bir adamdır.

     Son söz olarak; Volkan Konak ''Paylaştığın senindir, kendine sakladığın değil.'' felsefesini kendine pusula edinmiş, hayatını insanlığa, iyiliğe adamış bir okuldur. Herkes anlayamaz... 

     Düşüncelerinle, vatan ve Atatürk sevginle, o güzel eserlerinle sonsuza dek yaşayacaksın. Sadık Hocaya selam söyle. Seni çok seviyorum.

YERDEŞİ, ŞAİR-YAZAR AHMET ÖZER yazdı: 

    Cemal Süreya “Her ölüm erken ölümdür” demişti. “Üstü Kalsın” şiirinde.

    Volkan’ın ölümü erkenin de erkeni oldu.

    Coşkulu, içten, ülkesinin değerlerine bağlı, devrimci bir yürek durdu. Yürek dursa da ses milyonlara ulaşmayı sürdürecek.

    1992’de Trabzon’da kültür-sanat dünyasının değerleriyle bir aradaydık. Volkan bize gitar çalarken ileride nasıl bir yol çizmesi gerektiğini de soruyordu. Aslında kendi yolunu çizmiş ancak içtenliğini önde tutarak yöresinin insanlarıyla gönül birlikteliği arıyordu.

    Etkinliğin ardından kendisiyle uzun bir söyleşi yapmayı önerdim. Birlikte evimize gittik. Söyleşi önce Kıyı’nın Nisan 1992 sayısında yayımlandı. Bu söyleşiye Onlarla Yaşadım adlı kitabımda da yer verdim. 

    1967 doğumlu Volkan o günlerde 25 yaşını sürdürüyordu.

     İstanbul’da oğlum Av. Mahir’le eşi Av. Gülşen’in komşuları ve çok sevdiği ağabeyleriydi.

     Duyarlı bir yürekle ülkesinin sorunlarını dert edinen bir sanatçıydı. Ölümünde de son zamanlarda yaşanan olayların büyük etkisinin olduğunu düşünüyorum. 

     Maçka toprağını daha da değerli kılan İsmet Zeki Eyuboğlu, Subutay Hikmet, Gültekin Gazioğlu, Hikmet Karahasanoğlu, Neşet Karsan, Harun Önsel, Özkan Sümer, Celalettin Algan vb. değerlerimiz ülkesini ve ülkesi uğruna savaşım verenleri çok seven bu genci sevgiyle karşılamaya hazırlar. 

     İçimiz burkularak yolcu ettiğimiz sevgili Volkan, çok yaşayamadı ama çok iyi işler kotardı. 

     “Kuzeyin Oğlu" Volkan'la “Şair Ceketli Çocuk” Kâzım Koyuncu’nun erken gidişleri Karadeniz’in göğünü daha da kararttı.

     Ömer Kayaoğlu şiirine ses veren Volkan, “Ömer Maçka’ya Maçka’ya”yı, bu kez kendi için bestelemiş oldu: “Volkan Maçka’ya Maçka’ya”…

     Sevgili Volkan, dupduru bir duruş sergileyerek gittin.

     Güle güle sevgili kardeşim.

 

Yazıları derleyip yayımlayan: BRT Yayın Grubu Genel Yönetmeni Alâettin Bahçekapılı

Görsel: Subutay Hikmet Karahasanoğlu, Ersin Baykal, Alâettin Bahçekapılı ve Volkan Konak (Bahçekapılı'nın arşivinden, 1987)

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 1
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorumlar

  • yorum avatar
    Aydın AYAN
    04-04-2025 19:47

    Volkan Konak gibi güzel işler yapan güzel insanları sözle, yazıyla ya da daha başka yöntemlerle ananlar ve yaşatanlar çok yaşasın...

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.